Bakış Açımız Büyük Uyanış Milleti Sokağa Döktü |
Millet uyandı! Bayraklar caddeleri kapladı. Her ilde çağın vebası terör lanetlendi. Büyük tepki tüm dünyada yankı buldu. Fatih Terim ve Haber Türk işbirliğiyle düzenlene Terörle Mücadele Kahramanlarına Destek kampanyası ve Dağlıca saldırısı ile başlayan süreçte şehit düşen 12 kahraman ulusal dayanışma ruhunun ayak sesleri oldu. Türkiye bayraklarla bezendi. Ülkenin dört bir yanından vatandaşlar, sokaklarda sel gibi aktı. Her bir ağızdan yükselen “Şehitler Vatan Bölünmez” nidaları , Türkiye’yi bölmek isteyenler odaklarının kulak zarını patlattı. Askerlik şubelerinin önü erkek, kadın, genç, yaşlı insanlarla doldu. “Bizi de askere al komutan” diyordu, gözleri yaşlı, yumrukları sıkılı kalabalık. Sonunda büyük uyanış gerçekleşti. Ne anlam ifade ediyordu, büyük uyanış? Yaklaşık 30 senedir, bölücü terör, maddi, manevi zarar vermekteydi. 10 bine yakın şehit vermiştik. Kore ve Kıbrıs savaşlarının toplamından daha fazla asker yitirmiştik. Bu yetmemiş, polis, öğretmen, köy korucusu, diğer kamu görevlileri ve vatandaş da çağın vebası terör tarafından katledilmişti. İçimize atıyorduk, sessizce ağlıyorduk. Sürekli “bizi niye anlamıyorlar, çektiğimiz ızdırabı, acıyı neden görmiyorlar?” diye şaşıyorduk kendi kendimize… Terör belasından çektiklerimizi, bırakın anlamayı, açık biçimde PKK terörüne utanmadan, sıkılmadan katkı veriyorlardı. Uygarlık(!) adını kullanan, ancak özlerinde barbarlık dönemine taş çıkartırcasına savaş çığlıkları atanlar, Türkiye’nin kan gölüne çevrilişini ellerini ovuşturarak izliyordu. Büyük Kürdistan! Ütopyası ile beslene maşalar, kan dökme zevkini tattıkları zaman diliminde, katlettikleri bebelerin, şehit ettikleri yiğitlerin, kahraman olarak geride bıraktıkları gazilerin pençelerinden kendilerini nasıl kurtarabileceklerdir? Şimdi “Büyük Uyanış” zamanıydı. Millet itidalli bir biçimde sokaklara dökülmeliydi. Dünyaya anlatmalıydık çağın vebası terörü. Öyle de yapıldı Tüm Türkiye ayağa kalktı. Evinden, bayrağını alan sokağa çıktı. Spontane gelişti teröre tepki eylemleri. Çünkü bardaktaki su taşmıştı. “Hepimiz Mehmet’iz” diyordu, kalabalıklar. “Bizi bölmeye kimsenin gücü yetmez” diyordu, ordusu ile milleti ile… *********************************************************************** Sevgili okur, sizlere yine dolu bir dergi ile geliyoruz. İlginç dosyaları okurken bazen şaşıracak, bazen mutlu olacaksınız. Dosyalarımız içinde dikkat çekici olanı, belki de şu olacaktır; nihayet devlet Gazi Bakanlığı doğrultusunda bir adım attı. Şehit yakınlarının ve gazilerin ve de şehit ve gazi temsilcisi derneklerin sorunlarını çözecek, muhatap olacak, yasa teklifleri hazırlayacak bir birim oluşturuldu. İçişleri Banklığı, İller İdaresi Genel Müdürlüğü, Şehit ve Gazi Takip Bürosu adı altında her ilde kurulan bu birimle gazi bakanlığının temelini atıyordu. Bundan böyle sorunlar tek bir çatı altında değerlendirilecek. Şehit aileleri ve gaziler için tek bir adres olacak. Pek çok genelge yayımlandı. Her bir genelge şehit ve gazilik olgusuna derin bir nefes aldıracak nitelikte. Umarız , Büyük Uyanış ve hükümetin atacağı adımlar geleceğe güvenle bakmamıza neden olur. |