ONLAR VAZGEÇMEYENLER
Askerlik sonrası belki umutlarınız kayboldu, hayatın güzelliklerini görmezden geldiniz… belki de böyle bir drama isyan ettiniz. Ancak şunu unutmayın; hayatın anlamını sizin gözlerinize bakarak fark ediyoruz.
20.11.07’de Antalya’da düzenlenen Dünya Ampute Futbol Şampiyonası’nda Türkiye, Brezilya’yı yenerek dünya 3. sü oldu. Milli takımımız , şampiyonada önce İngiltere’yi, sonra Brezilya’yı yenme başarısı gösterdi. Yani A takımın yapamadığını yaptılar. Rusya 20 yıldır, şampiyon olan Özbekistan da 20 yıldır Ampute futbol takımı var. Brezilya’da ise 1979 dan beri ampute futbol var. Bizim geçmişimiz ise 2003 yılına dayanıyor.
11 ülkenin katıldığı şampiyonada ilk 3 e giren millilerimizin kadrosundaki 21 oyuncudan 13 ü gazilerden oluşuyor. Zaten ampute futbol takımı da TSK rehabilitasyon merkezinde tamamen tedavi amaçlı olarak kuruldu. Gördüğü ilgi sonucu milli takım oluştu ve kısa sürede dünya 3.lüğü geldi.
Ampute Futbol Nedir?
Ampute, yani tek organı olmayanların futbolu 70’e 60 m. Ölçülerindeki sahada ve 25’er dakikalık 2 devre oynanıyor. Her takım sahaya, 7 oyuncusuyla çıkıyor. Ampute takımında oynayabilmek için kişinin iki ayağından birinin olmaması lazım. Kalecide ise tam tersi, ayaklar olacak ama kollarından biri olmayacak. Oyuncular protezlerini takamıyor. Biri kaleci olmak üzere toplam 7 yedek oyuncu var ve sayısız değişiklik yapılabiliyor. Kaleler, normal futbol kalelerine göre daha ufak, ofsayt kuralı yok ve iki hakem var.
Engelli sporcularla normal sporcuların antrenman programları arasında temelde bir fark yok. Bu futbolcular “kanedyen” denilen koltuk değnekleriyle futbol oynuyorlar. Kanedyeni iyi kullanan biri doğal olarak saha içinde daha rahat hareket edebiliyor, sprint atıyor ve rakibinden sıyrılabiliyor. Bu nedenle küçüklüğünden beri koltuk değneği kullananlar daha avantajlı oluyor. Antrenmanlarda omuz ve sırt adale grubunun güçlü olması lazım. Çünkü maçlarda protez takmak yasak, tüm yük kollara biniyor. Genelde bu bölgelerini çalıştırıyorlar.
Azmin Gücünü Hepimize Gösterdiler
Aslında onları, kolları bacakları olan futbolculardan ayıran gerçek fark; inanılmaz bir azme sahip olmaları. Ne Avrupa kupalarında ne Türkiye liginde göremeyeceğiniz denli hareketli ve heyecanlı bir futbol oynanıyor ampute karşılaşmalarında. Koltuk değnekli futbolcular, tek ayakları üzerinde şimşek hızıyla uçuyor. Topa ayak yerine koltuk değneğiyle müdahale yasak. Cezası sarı kart. Tek kollu kaleciler,burgu gibi yükselen gövdeleriyle topu savuşturuyor. Kıran kırana geçen maçta futbolcuların çarpışması da düşmesi de çok sert oluyor. Ama bu onların umurlarında bile değil. Onlar, güneydoğuda askerlik yaparken, terörle mücadelede , iş yada trafik kazasında bacaklarını kollarını kaybettiler. Savaş tarlalarında hiç düşünmeden uzuvlarını ya da ruhlarının bir kısmını bırakıp dönen gazilerimiz, şimdi de ay yıldızlı formayla Türkiye’nin gururu oldular. Vazgeçmeyenlerin neler başarabileceğini hepimize gösterdiler.
Sevgili gaziler, bu ülke uğrunda hiç düşünmeden feda ettiklerinizi, hiç kimse ya da hiçbir kurum size geri veremez. Ama şimdi önünüzde iki yol var; ya kaybettiklerinizi düşünerek, kendinizi sosyal yaşamdan soyutlayıp, kadere suç bulup vatan sağ olsun diye avunacaksınız, ya da çıkıp sahaya oynayacaksınız. Bu illa futbol sahası olmayabilir. Hayatın her alanında size yer var. Daha da ötesi size ihtiyacımız var. Gazilik bilincine sahip gazilere bu ülkenin çok ihtiyacı var. Zaman, “devletim beni çağırsa yine giderim” deyip de evde oturma zamanı değil, “aktif” birer birey olma zamanıdır.
Ampute futbol oynayan gazilerin çoğu, daha önce ciddi anlamda futbolla ilgilenmemiş amatörlerdi. Sahip oldukları potansiyelin farkında değillerdi. Ama denediler, çok çalıştılar. Bazen hızlı bir düşüş, bazen acıma dolu bir bakış, yaktı canlarını ama yılmadan, azimle yollarına devam ettiler.
Bir uzvunu ya da ruhunun bir parçasını vatan için feda edip, yaralı bir adam olarak evine dönmek kolay değildir. Bunun zorluğunu ancak yaşayanlar tam anlamıyla hissedebilir. Ancak şunu biliyoruz ki, savaş tarlalarında hiç düşünmeden gazi olan bir birey, ülkesi için sevenleri için çok değerli bir bireydir ve güçlüdür. Vazgeçmek bir gaziye yakışmaz. Sahip olduklarınızla, yaşam savaşında siz de yerinizi alın. Haydi şimdi sahaya çıkın ve oynayın.
İSMAİL TEMİZ (35, Gazi)
İstihbarat uzman çavuşu, Bingöl’de mayına bastı sol bacağı ampute
14 Nisan 2001’de Bingöl Genç’in Sağgöze Beldesi’nde mayına bastım ve sol diz altım amputasyon. Evli, dört çocuk babası bir istihbarat uzman çavuşuydum. TSK Rehabilitasyon Merkezi’nde tedavi oldum. Ampute Futbol Takımı’na davet edildim. Olumsuz baktım önce. Ama 2004’te antrenmanlara başladım. Aynı yıl Milli Takım kuruldu. İlk özel maçı Ukrayna ile oynadık. 2005’te Brezilya’daki Dünya Şampiyonası’nda ben de katıldım. Milli düzeyde Türkiye’yi temsil etmek gurur verici. Hayal bile edemezdim. Neden engelliler evde otursun? Çıksın, spor yapsınlar. Kendilerini daha iyi hisseder, sosyal yaşama çabuk adapte olurlar. Birey olduklarını daha iyi anlarlar. Atıl durumdan çıkıp bir şeyler yapacağını kendisine ve topluma kanıtlarlar. Görev icabı spor yapıyordum ama hiç futbol oynamamıştım. TSK Rehabilitasyon Merkezi’ne geldiğimde artık engelliydim ve spor yapabileceğimi bilmiyordum. İnsan sağlamken potansiyel engelli olduğunu bilmiyor.
DENİZ KILIÇ (29, Gazi)
Askerliğini Şırnak’ta yaparken mayına bastı, sağ bacağını kaybetti
Adapazarlıyım. Sağ diz altım ampute. 1999’da askerliğimi Şırnak’ta yapıyordum. Mayına basınca bacağımı kaybettim. Devlet sağ olsun, protezimi yaptırdı. Rehabilitasyon Merkezi’ndeyken ampute futbolla tanıştım. Milli Takım’da biz gaziler olarak öne çıkıyoruz ama çok iyi futbol oynayan başka arkadaşlarımız da var. Şimdi Milli Takım’da sol açıkta oynuyorum. İşyerim Gebze Bayer’e kamp ve şampiyona için bana izin verdiği için teşekkür ediyorum. Şimdi bir ampute futbol ligi kurulmasını istiyorum.
UĞUR ÖZCAN (35, Menajer, Gazi)
Mayına bastı sol bacağı ampute
İki kız babasıyım. Afyonlu bir çiftçiydim. Ülkemi uluslararası şampiyonalarda temsil edeceğim aklıma bile gelmezdi. 1995’te Hakkari Dağ ve Komando Tugayı’nda görev yaparken mayına bastım. Sol ayak dizaltı ampute. Proteze alıştım, 24 saat çıkarmadığım oluyor. Ampute futbolda ilk altı ay ağrılı geçiyor, kol kasları güçleniyor. Kol taşımazsa ayak gitmez, deriz.
ALİ BUDAK (27, Gazi)
Şırnak’ta tim çavuşuydu mayına bastı sağ bacağını diz altından kaybetti
İki aylık evliyim. Eşim protez firmasında çalışıyor. 2002’de Şırnak’ta tim çavuşuydum, mayına bastım. Sağ bacağımı diz altından kaybettim. Ankara’daki TSK Rehabilitasyon Merkezi’nde üç ay kaldım. Beden eğitimi öğretmeni-asteğmen ve Ampute Futbol Direktörü Orhan Özbey beni ampute futbolla tanıştırdı, tüm dünyada yapılan bir spor dalı olduğunu söyledi. Sol ayağımla pas vermeyi, şut çekmeyi öğretti. Bir yıl sonra antrenörümüz Fahir Genç geldi. Brezilya’daki Dünya Şampiyonası’na, Rusya’daki Avrupa Şampiyonası’na katıldık. Bugün de Dünya şampiyonluğuna adayız. Milli Takım’da sol açık ve savunma mevkilerinde oynuyorum. Antalya’da hem organizasyon iyi hem de maçlara ilgi yüksek. 40 gündür, 21 kişilik takımla kamptayız. Askerde üniformayla, futbolda milli formayla ülkeme hizmet ediyorum. Milli forma herkese nasip olmaz. Vatan için görev verilmişse en iyisini yaparız. Gerisi teferruattır.
NURETTİN BALKAYA( 25, Gazi)
Ay yıldızlı formayı giyebildiği için mutlu olduğunu belirten Baklaya, engellilerin de büyük başarılara imza atabileceğini söyledi.
Şırnak’ta akerliğini yaparken mayına basınca sol bacağını diz altından kaybeden amatör futbolcu Nurettin Balkay, çok sevdiği futbola ampute futbol milli takımında devam ediyor. Baklaya, 15 yaşında İzmir Bayraklıspor’da futbola başladı. Genç ve amatör takımlarda 5 yıl futbol oynayan Baklaya, daha sonra vatani görevini yapmak için Şırnak’a 23. Jandarma Sınır Tümenine gitti. Askerliğinin 8. ayında Şırnak’ta bir operasyobnda mayına basınca sol bacağı kopan Baklaya, terhis edildi. İzi,mr’e dönen genç hayata küstü. Evden dışarı çıkmayan 25 yaşındaki Baklaya, sürekli internete giriyordu. Bir gün TSK’nın internet sayfasında bedensel engelli futbol klübüner kayıtların başladığını gören Baklaya, hiç düşünmeden Ankara’ya giderek Ampute Takımı’na katıldı. Engelli futboluna kısa sürede uyum sağladığını söyleyen Balkay,” Askerden sonra , kaybettiğim umutlarımı , engelli futbolu ile tekrar kazanmaya başladım. Antrenmanlarımı hiç kaçırmıyorum. Sürekli çalıştım ve en büyük amacım olan ay-yıldızlı milli takım formasını giymeyi başardım. En byük sevincim ise istediğimiz zaman büyük başarışlara imza atabileceğimizi tüm engellilere göstermiş olmam. |