UZMAN ERBAŞLAR DA 2847 SAYILI YASANIN ENGELİNE TAKILDI
12 Eylül askeri döneminin ürünü olan 1983 tarihli 2847 sayılı askeri kanun, uzman erbaşlar derneğinin “erbaş” unvanını kullanmalarına izin vermiyor. Bu sebeple, dernek adını “Emekli Uzmanlar!” Olarak değiştirmek zorunda kaldı.
2007’nin sonlarında Genelkurmay başkanı Yaşar Büyükanıt’ın , Peter Drucker dan alıntıladığı” Dünün çözümleri bugünün sorunlarıdır.” Söyleminin, 2847 sayılı 1983 Tarihli askeri kanunun sonuçlarına baktığımızda örtüştüğünü görebiliyoruz. 24 yıl önce emekli askerlerin kurdukları dernekler ile şehit ailelerinin ve gazilerin derneklerini tek bir merkezde yani Ankara’da düzenlemek o günün koşullarına belki uygundu. Ancak, bugün bu çözümün iflas ederek, beraberinde ülke kahramanlarını da mağduriyete sürüklediği gerçeğiyle karşı karşıyayız. Terörle mücadele 23 yıldır sürüyor. Bu mücadelede asker,polis, korucu, öğretmen ve diğer kamu görevlileri omuz omuza kurşunların ve roketlerin ve bombaların ve mayınların üzerine el ele gittiler. Şimdi onlar eve döndüler, dayanışmalarını devam ettirmek, bu mücadeledeki ortak anılarını yaşatmak, sosyal ve kültürel ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kuracakları derneklerde “gazi, asker” isimlerini onurla taşımak istiyorlar. Ne yazık ki mevcut yasa buna izin vermiyor. Gaziler dergisi okurları hatırlarlar. 70’li yaşlarda 100’Esrarengiz Düşman yakın kore gazisine de bu yasa izin vermemişti. Ankara’daki Türkiye Muharip GAZİLER DERNEĞİNDEN ayrılıp, bağımsız bir dernek kurup “gazi” ismini taşımak istediler. Ama 2847 sayılı yasanın engeline takıldılar. Uzman Erbaşlar da “erbaş” ismini derneklerinde kullanmak istedi. Yasa onlara da “hayır “ diyor. 2847 sayılı yasa yüce değerleri tekeline almış 16 Haziran 1983 tarihli 2847 sayılı yasa , 18081 sayılı resmi gazetede yayınlandıktan sonra, her şeyin güllük gülistanlık olacağı düşünülmüştü.Şehit aileleri ve gazileri tek bir merkezden, yani Ankara’dan kucaklayacak, tüm ülke çapında organize olup ilgililerin sorunlarına çözüm üretecekti. Evdeki hesap çarşıya uymadı. Uymazdı da…Çünkü gün bugündü, devir değişmişti. Çünkü 2847 sayılı yasanın 1. maddesinde belirtildiği gibi TSK’dan ayrılanların askerlik mesleğine ilişkin ortak anılarını yaşatmak, dayanışmalarını devam ettirmek, sosyal ve kültürel ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kuracakları Türki,ye Emekli Subaylar, Türkiye Emekli Astsubaylar. Türkiye Harp malulleri Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri ile Türkiye Muharip Gazileri derneklerinin tabi olacakları esas ve usulleri düzenlemekteydi. Çünkü yasanın 6. maddesi” bu kanunla kurulması öngörülen derneklerin dışında; aynı amacı güden, bu derneklerin isimleriyle veya bunların isimlerinin baş ve sonuna ekler yaparak veya , asker, gaz, muharip, askeri okul adları veya benzeri isimleri kullanarak dernek açamaz” hükmündeydi. Dolayısıyla , bu iki maddeden de anlaşılacağı gibi , askeri kanunla kurulan 4 dernekten yani Türkiye Emekli Subaylar, Türkiye Emekli Astsubaylar. Türkiye Harp malulleri Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri ile Türkiye Muharip Gazileri Derneklerinden başka hiç kimse, dernek kurup gazilik, askerlik gibi yüce sıfatları kullanmayacaktı. Adeta tekelci bir anlayışı çağrıştıran 2847 sayılı askeri kanun, bugünün sorunlarının kaynağı durumuna gelmişti. Uzman Erbaşlar, Yasa Engeli Nedeniyle Sıkıntılı Gaziler Dergisi okurları 1983 tarihli 2847 sayılı yasayı ve onun doğurduğu çözümsüzlükleri ve onun yarattığı olumsuzlukları çok iyi bilirler. 146. sayımızın kapağını görenler ve okuyanlar 70’li yaşlardaki bir avuç Kora Gazisi’nin “gazi” adını kullanarak, dernek kurmalarının yasa nedeniyle engellendiğini ve bunun sonucunda yaşadıkları dramı tekrar anımsayacaklardır. Şimdi sıra Uzman Erbaşlarda; Onlar da sıkıntılı. 2847 sayılı yasanın kıskacındalar. Oysa 2847 sayılı askeri kanun anayasa ile çelişmektedir. Anayasanın 10.maddesi “ Herkes dil, ırk, cinsiyet, renk, siyasi düşünce, felsefi düşünce, mezhep, din ve benzeri sebeplerle ayrım gözetmeksizin kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye , aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.” Hükmündedir. Ve yine Anayasanın 33. maddesi “ Herkes, önceden izin almaksızın dernek kurma hakkına sahiptir. Dernek kurmak için kanunun gösterdiği bilgi ve belgelerin kanunda belirtilen yetkili mercie verilmesi yeterlidir.” Hükmünü taşımaktadır. Bu noktada merhum Turgut Özal’a gönderme yapılabilir.”Anayasayı birkaç kez delmekle bir şey olmaz” 2006’da konuyu Tercüman Gazetesi de “Ezilen Kahramanlar” başlığıyla gündeme taşımıştı.:“Türkiye’nin dört bir yanında görev yapan 50000 uzman erbaşın sorunlarını duyurmak için Ankara’da kurulan dernek sıkıntılarla boğuşuyor. Geçen sene Emekli Uzman Erbaşlar Derneği adıyla faaliyete geçen kuruluşa ,İçişleri Bakanlığından uyarı geldi. Çünkü 2847 sayılı askeri dernekler yasasına göre Genelkurmay Başkanlığı sadece Emekli Subay ve Emekli Astsubaylar ile Muharip Gaziler Derneğini tanıyordu. Dernek de bunun üzerine tüzüğünü ve adını değiştirerek Emekli Uzmanlar Derneği adını aldı. Yani dernek var ama yok. Haliyle sorunların çözümü için çalışılırken , AKP Manisa milletvekili Hakan Taşçı da söz konusu yasanın değiştirilerek , Emekli Uzman Erbaşların da dernek kurabilmesi için kanun taslağı hazırladı. Taşçı, aynı taslakla emekli uzman jandarmaların da dernek kurabilmesini istiyor. “ Hepimiz geçmişimizin kahramanlıklarla dolu olduğu konusunda hemfikiriz. Bu kahramanlardan uzman erbaşların, verdiğimiz her göreve dağ taş demeden, zemheride, kavurucu sıcakta hayatlarını risk ederek yerine getirdiklerini de biliyoruz. Yüzlerce şehit ve gazilerine de tv kanallarında ya da yazılı medyada tanıklık ettik. Uzman erbaşlar “erbaş” sıfatını derneklerin de kullanmalarını, şimdi çok görmenin bir mantığı var mı? Geçmişi kahramanların öyküleri destanları ile dolu bir millete bu yakışıyor mu? Bu durumun, uzman erbaşların moral ve motivasyonunu olumsuz yönde etkilediğini Tercüman Gazetesinde ifade eden Dernek başkanı Ali Arabacı şöyle diyor:” 3269 sayılı uzman erbaş kanunu gelişen dünya koşullarına uyum sağlamıyor ve uzman erbaşların ihtiyaçlarına cevap vermiyor.
|