Bakış Açımız
Kadir PALALAR

Gazilik Hepimizin Ortak Paydasıdır

Kutuplara mı bölünüyoruz? Sorusu hemen herkesi kapsamaya başladı. Kara bir bulut ülkenin üzerinde. Acımasızca birbirini suçlayanların sayısı artıyor. Böylesi bir süreçte gazilik türünden bir değere ciddi bakmak ülke açısından önem arz ediyor.

            Ülke yine toz duman.bir yandan parti kapatma davaları diğer yanda üst düzey komutanların terör örgütü mensubu olduğu, darbe girişiminde bulunduğu iddiasıyla tutuklanmaları.gerçekten bu tip kaos ortamlarının doğurduğu sonuçlar kime yarar kime fayda getiriyor bilinmiyor.kaldırılan toz bulutları bir hesaplaşma mı yoksa gerçekliğin örtüsünü kaldırmak mı türünden sorular ister istemez akla düşüyor.

            Canım Türkiye’m, ne hikmetse başını bir türlü beladan, dertten kurtaramıyor. Birlik ve beraberlik nutuk olmaktan öteye gidemiyor.
Bu arada hukuk sistemimiz de nasibini alıyor.Hukuka olan güven sarsılmaya başladı.”Senin savcın , benim savcım” ekseninde tartışmalar sürüp gidiyor.
Siyasi istikrar ise her nedense tahkim edilemiyor. İktidar-muhalefet tartışmıyor adeta Edirne- Kırkpınar pehlivanları gibi kıyasıya güreşiyor,aslında güreşmiyorlar kavga ediyorlar.
Kimi ekonominin kötü yolda olduğu noktasında kimi global krize rağmen iyi gidiyor yaklaşımında.
Siyah-beyaz ikilemine düştük. Toplumu farkında olmadan kutuplara ayırmanın gafleti içindeyiz.sanki geçmişten yeterli dersleri almamış gibiyiz. Dökülen kanların , çekilen acıların yarattığı dehşet tablolarını belleklerimizden silmiş gibiyiz. Yapmayın beyler yapmayın. Bu tip yaklaşımları, eylemleri engelleyelim, toplumsal yaşamın dışına atalım. Önce anaların yani kadınların ağladığını sonra babaların ömür boyu çaresizlik duygusunda esir tutulduklarını, kardeşlerin özlem çektiğini, eşlerin donuklaştığını, donduğunu, çocukların ise öksüz bırakıldığını unutmayalı.
Kardeş kavgası bu ülkenin çıkarlarına mı?
Ya da yeryüzünde hangi ülke kardeş kavgasından fayda, çıkar sağlamış?
Türkiye bir bıçak sırtı görüntüsü veriyor. Stabilize bir yolda çağdaşlaşabilmesi için bazı değerlere sarılmak ihtiyacını hissediyor. Bu değerler somut olmalı, açık, net anlaşılabilir ve ortak paydada yer almalı.
Gaziler dergisi yıllardır böylesi bir değeri dile getiriyor; şehitlik ve gazilik olguları toplumu birleştiren, diğerkâm duyguları kamçılayan, kardeşlik kavramını öne çıkaran fenomenlerdir. Aksi yönde bir tez belirlemek, bilimselliğe aykırı bir adım olacaktır.
Elbette siyah-beyazın gri noktasında buluşması gibi, iktidar-muhalefet kavgasının ya da toplumda varlığı hissedilen bölünmenin şehitlik ve gazilik paydasında nispi olarak giderilmesi mümkündür.
Gazilik kavramını bilinç düzeyine yükselten, sorunları akademik düzeyde ve yasalar çerçevesinde değerlendiren ülkelere bir göz atalım. Sevelim ya da sevmeyelim o ülkelerde Gazi Bakanı, vatandaşlara birer kardeş olduklarını öyle bir hatırlatıyor ki, şaşar kalırsınız. Örneğin ABD’de Gaziler Günü’nde korteji izleyen her yaştan her cinsten sıraya dizilmiş insanların gözlerinden bunu rahatlıkla algılayabilirsiniz.
            Bu tip ülkelere literatürde gelişmiş ülkeler deniliyor. Ve bu tür ülkelerde siyasi-ekonomik istikrarsızlık, büyük çaplı toplumsal olaylar, kardeş kavgaları, katı bir ayrımcılık göze çarpmıyor.Birey pek çok açıdan yaşamaktan mutlu, refah düzeyi yüksek. Devleti güçlü ve zengin
Gelişmiş ülkelerin güvenli ve gönenç bir yolda ilerlemeleri kader mi? Bize göre değil. Bazı değerlerin tespit edilip, gereken ciddiyetin ve hak duygusunun işler hale getirilmesini, getirmeyenlerle, gaflet uykusunda olanlara oranladığımızda gelişmenin temellerini öğrenebiliriz.
Bu güne kadar, hiçbir hükümet-muhalefet ikilisi gazilik kavramı üzerine ortak bir tavır sergilemedi. Mecliste bu konuyu ilgilendiren bir komisyon kurulmadı.
Daha fazlasını üretmek ve söylemek için bir siyasi grup, sivil inisiyatif göremedik. Oysa nutuklar çerçevesindeki karelere sık tanık olduk. Törenlerde alkış tutarak ötelemenin pençesine düştük.
Yaptığımız tek şey, gazileri kaderleriyle baş başa bırakmak oldu. Bir türlü ezberi bozacak adımlar atılmadı.
Ülkeyi yöneten meclisin sayın üyeleri, işte siz anlaşabileceğiniz bir konu; gazilik. Eminim şehitlik ve gazilik sözcüklerini duyduğunuzda esas duruşa geçiyorsunuzdur. Şekilden kurtulalım, zarfa değil mazrufa bakalım.
Şehit ailelerinin ve gazilerin sorunları öyle bir yığıldı ki, dağ gibi oldu. Bugün düğmeye bassanız, çözümler için aylar belki de yıllar geçecek.
Rahatlatın milleti. Güvenlik çok önemli bir sorun. Kişinin en çok arzuladığı , güven duygusunun oluşmasıdır.