GÖNÜL PENCERESİ
A.Gönül Palalar

Kore Savaşı Unutulmamalı


Büyük ‘ilkbahar Taarruz’ unu unutmayalım. Bu taarruzda tugay, 9.Bölüğü ve 2. Bölüğü artçı bırakarak çekilmişti. O gece 9. Bölük 130 şehit verdi. Bölükten geride kalanlar ağır yaralı olarak esir düşmüştü.
22-23 Nisan savaşları bir destandır. Amerikan Negro Alayı, taarruz başlar başlamaz haber vermeden geri çekilmiş. Böylece 9.Bölük sol taraftan kuşatılmış ve kuşatma arkaya sarkmıştı. Aynı muharebede İngiliz Kraliyet Taburu bir tek kurşun atmadan teslim oldu.Yine o gece 9. Bölüğün gözetleme subayı olan üstteğmen Mehmet Gönenç son telsiz konuşmasında, “Düşman içimizde, verdiğim koordinatları bombalayın” demişti. Koordinatlar kendisinin de bulunduğu yerdi.”
“Bu sözler Kunuri Savaşı sonrası düzenlenen “İlkbahar Taarruzu”nda ağır yaralı olarak esir düşen ve 2,5 yıl esir kamplarında kalan 9. Bölüğün komutanı Yüzbaşı Hamdi Yüksel’ in kızkardeşi emekli öğretmen Mebruke Turhancık tarafından dile getirildi. šöyle sesleniyordu: “ Kore’yi Unutmayın”
Bazı mektuplar geldi. Özetle şu ifade ediliyordu: Neden Türk askeri az maaş alıyor?
Gaziler Dergisi, Kore Gazisi Mehmet Songül’le yaptığı ropörtajda; Türk Kore gazilerinin az maaş aldığı Gazi Mehmet Songül tarafından dile getiriliyordu;”... Bir Türk askeri 5 dolar, bir Yunan askeri 20 dolar.” İki örnek de “Kore Savaşı”nı bugün bile anlamadığımızı açık seçik vurguluyor.
Kore Savaşı’ nın ülke tarihinde ki önemi; değişimin başlangıcı meselesi ile örtüşüyor. Geleneksel bir içgüdüyle 3 siyaset adamının katledildiği olayın sorumlusu olarak da tarihin sayfaları Kore Savaşı’ nı yazar.
Elbette bu olgular üzerinde politik değerlendirmeler ya da politik istismar yapılmasına karşı duran bir gazeteci olarak şunu sorgulama hakkına sahibim; Kore Savaşı ve NATO’ ya katılım bağlamında neler yatmakta?...
Konunun asıl sahibi yani canlı tanığına izin verelim. M. Songül devam ediyor: “ Menderes olmasaydı NATO’ ya giremezdik mesela. O rahmetli oldu, o gitti, gazinin pili bitti. Hakikat böyle...”
Bu sözler değerlendirildiğinde; NATO’ ya girmenin bedelini şehit ve gazi kanları, acıları ve sorunları ile ödediğimizi kavramak için entellektüel bilince gerek yok. Nasıl oluyor da Kore savaşı yeterince bilinmiyor? Adeta’ unutulan savaş’ yakıştırması yapılan, yüzlerce Mehmetçiği bıraktığımız Kore Savaş’ ı üzerine yeterli düzeyde bir çalışma ya da bir proje yok denecek kadar az. Gençlerimiz bu savaşın gazilerini tanımakta, bilmekte zorluk içindeler. Çünkü Milli Eğitim programında gazilere ayrılmış dersler düşünülmemiş. Milli Güvenlik dersinde de gazilik olgusu işlenmemekte. Oysa geçmişimizde yer alan böylesine anlamlı olayları gelecek kuşaklara aktarmanın çeşitli yolları vardır. Neden bunları akla getiremiyoruz? Bunu anlamak mümkün değil...
şimdi geldiğimiz noktayı kavramak için bir örnek verelim; Türkiye, NATO’ ya aday ülkelerin ilkbahar toplantısına “özel konuk” olarak davet ediliyor. Bu toplantıya, Başbakan düzeyinde katılarak geleceğin NATO üyelerine en üst düzeyde mesaj vermiş oluyor. Mart 2002’ deki toplantıda 4 açılış konuşmasından birini Başbakan Bülent ECEVİT yapıyor. Ecevit, NATO adayı Romanya, Arnavutluk, Bulgaristan, Estonya, Letonya, İspanya, Slovenya, Slovakya ve Makedonya ile aday adayı Hırvatistan’ a oldukça net bir ifade ile üyelik için destek mesajı veriyor. Başbakan Ecevit, “Genişleme, NATO’ ya güvenlik ve barışı güçlendirmek için, tarihi bir fırsat sunuyor. Dolayısıyla üyelik koşullarını yerine getiren hiç bir aday ülkeye karşı siyasi çakinmemiz bulunmamaktadır” diyor. Ve devam ediyor, “... bölgenin kalıcı istikrara kavuşması için Güneydoğu Avrupa’ nın NATO’ ya alınmasını önemsiyoruz. Bu nedenle Romanya ve Bulgaristan’ ın tam üye olarak alınmasını istiyoruz.”
Evet yıllar sonra NATO içinde söz sahibi olmak, mesajlar iletmek ve saptamalar yapmak bugün geldiğimiz düzeyi gösteriyor. Hala, Kore Savaşı’ nı ve gazilerini unutmaya devam edecek miyiz?