![]() |
Bakış Açımız Gazileri Sıkıntıya Sokan Bir Yasa 2847 Gazileri yardıma muhtaç, yaşlı bir grup şeklinde algılama mantığı egemenliğini sürdürmeye devam ediyor. Bir anket yapmaya çalışsak alacağımız yanıtların ortak paydası şu olabilir; gaziler devletin güvencesi altında yaşayan, ömürlerinin son baharı gelmiş savaş kahramanlarıdır. Elbette bu eksik ve hatalı algıda gazilerin de payı vardır. Çünkü sessiz kalmak gibi bir durum içinde varlıklarını sürdürmekteler. Oysa günümüz Türkiye’sinde hemen hemen her grup sesini güçlü ve örgütlü bir biçimde duyurma çabası içinde. Örneğin “bir avuç Bergamalı” altın madeni konusunda farklı ve ilginç eylemlerle gündemi işgal ediyor. Kendilerinden kat kat güçlü rakibe taş çıkartıyor. Bu tip örnekleri çoğaltmak mümkün. Peki, neden gaziler hakları için güçlü ses getirecek bir mücadele sergileyemiyor? Bu konu yeterinde tartışılmadı ya da soruya yanıt üretecek uygun bir zemin bulunamadı!... İşveren camiasından, işçi derneklerine futboldan sanat dünyasına açılan geniş bir yelpazede her kesim örgütlenip, hak ve talepleri konusunda hükümetlere karşı bir baskı unsuru oluştururken, gaziler, örgütlenme hakkından yoksun bir şekilde sanki yoklarmış gibi, unutulmanın girdabında soluk almaya çalışıyorlar. Bu durum karşısında ise, hak alamamış, unvan elde edememiş, problemleri askıda duran ve çevreleriyle birlikte milyonlara ulaşmış geniş bir kesimin mağduriyetine tanıklık etmekle yetiniyoruz. Gaziler dergisi yıllardır 1983 tarihli 2847 sayılı anti-demokratik yasanın, gazilerin en kabii hakkı olan örgütlenmeleri önünde engel teşkil ettiğini ısrarla gündemde tutmaya çalışıyor. Gaziler dergisi okurlarının bildiği ve yakından takip etiği 2847 sayılı çağdışı yasa üzerinde siyasi bir çalışma sergilememelerini anlamak mümkün değil. Ulusal güvenlik meselesinde mangalda kül bırakmıyorlar, “kör gözüne parmağım” şeklinde asılı duran bu yasanın iyileştirilmesi hususunda kıllarını dahi kıpırdatmamaları ufunet hissini canlı tutuyor. 2847 sayılı yasanın yürürlükte kalması kimin, kimlerin çıkarına uygun düşmekte? Artık bu sorunun yanıtını bulmak zorundayız. Doğal olarak bu görev meclisimize düşüyor. Gazilik olgusunu kapsayan bir araştırma komisyonu kurulmasının elzem olduğunu siyasi partiler görmeli. Çünkü ulusal güvenlik sadece hamasetle tahkim edilmemektedir. Değerli okur, bu sayımızda, sizlere ilgi çekeceğini düşündüğümüz dosyaları getirmenin heyecanını ve mutluluğunu yaşıyoruz. Birkaç örnek vermek gerekirse; köy korucuları, kızların askere alınması, gazi astsubay Ahmet Yalçın’ın ve Kore gazisi Mustafa Gündoğan’ın röportajları, tanrının vadisinde aldı filmin tanıtımını sıralayabiliriz. Beğeneceğini umduğumuz konularla ilgili görüşlerinizi, düşüncelerinizi her zaman olduğu gibi elektronik posta aracılığıyla bizlerle paylaşabilirsiniz. Bir gelişmeden söz ederek, yazıyı sonlandırmak düşüncesindeyim. Bilindiği gibi, gaziler dergisinin web sitesi 12.yılını doldurdu. 150 bin girişin yapıldığı site, gazilik konusunda, sanal alemde öncülük görevini hakkıyla yerine getiriyor. www.gazilerdergisi.com adlı sitemize gelen olumlu mesajlar, daha iyiyi, daha güzeli ve daha gerçekçi haber ve makaleleri ön planda tutmamızın tetikleyicisi oluyor. Bununla birlikte çok sayıda mağdur gazimize yol, yöntem önererek ya da onları yönlendirerek katkı sağlama çabamız, yıllardır kabullendiğimiz misyonların pratiğe yansımasından öte bir şey olmadığını da belirtmek isterim. Google bilindiği üzere en yaygın kullanımı olan bir arama motoru. Mevcut onbinlerde sitenin değerlendirmesini yapmak içinde page rank adlı bir ölçüm, değerlendirme yöntemini kullanıyor. Pagerank yönteminin verilerine göre www.gazilerdergisi.com adlı sitemiz 5.sırada yer alıyor. Hürriyet, milliyet 8., radikal 3. sırada bulunuyor. Reklam veren şirketlere, reklam organizasyonu ile meşgul olan ajanslara duyurulur.gaziler dergisinin sitesine reklam veren ya da vermeyi düşünen özel, kamu sektörünün bu konuda ciddi bir değerlendirme yapacağına şüphemiz yoktur. |