
CUMHURİYETİN RENKLİ YILDÖNÜMÜ
Son yirmi yıldır cumhuriyet kutlamaları resmi kurumların
soğuk ve sönük biçimlemesiyle klasik bir şekil almıştır.Bilinen.gözlenen;resmi dairelere asılan bayraklar ve okul çocuklarının gösterileriydi. Canlılığını yitiren soğuk bayraklar, romantik şiirler böylesine önemli günün altını çizmekte, tatil taraftarlarını ise sevindirmekteydi.
Cumhuriyet rejimi;insanları geliştiren,insana önem veren demokratik kurumların çatışmasıyla topluluğu geleceğe taşıyan siyasal bir sistemdir. Doğal olarak bu kavram her alanda aynı şekilde çarklarını çalıştıramaz. Muz Cumhuriyetlerinde ki örneklerde de.
Cumhuriyetin bütünsel özelliğini inkar edemez.Kendi iç dinamiği ve koşulları ile işlerlik kazanan bu siyasal kavram çeşitlilik arzedebilir.
Bir başka ülke "cumhuriyet ilan gününü" sınırlarına yayarak icra ederken,diğer bir ülke klasik olarak kavrayabilir.
72. yıldönümü Türkiye'de ilk kez bu günün mana ve önemini değiştirerek bizlere sundu.Klasik kutlama yerini,canlı ve renkli balolara terketti.Ve tam anlamıyla bir balo patlaması yaşandı...
Katılımın geniş olması,cumhuriyetimize göz dikenlere dudak uçuklattı.Bu yıl dönümü, çeşitli cemietleri içine çekerek ülkede bayram rüzgarları estirdi.Böylesine bir
birlikteliğe ve neşe tohumlarına gereksinmemiz vardı.
Cumhuriyet bayramını dini bayaramlarda olduğu gibi barışarak,kavgasız,psikolojik açıdan rahatlamış bir şekilde kutlamak zorundayız.Onun önemini ancak bu şekilde hissedebiliriz.
Bir futbol takımımızın başarısı karşısında sokaklara pür-neşe dökülen insanlarımız,neden Cumhuriyet bayramında aynı heyecanı yaşamasın.
Gaziler degisi de bu kutlamayı bu yıl değişik bir anlayışla ifade etti.Çeşitli yerlerde düzenlediği şölenlerde,birlik - beraberlik duygusu pekiştirilirken,bu anlamlı günde dostlarla bir araya gelindi.
Bizlere,bu günleri canlarıyla hediye eden aziz şehitlerimiz minnetle anılırken,canlarını hiçe sayan gazilerimizin sorunları üzerinde konuşularak,çözüm için Gazi Bakanlığı kurulması gerektiği vurgulandı.
KASIM-ARALIK'95 SAYI:102
Sayfa Başına Dön

BAYRAMI,BAYRAM GİBİ KUTLAMALIYIZ
Cumhuriyet rejimi;bireyi geliştiren,insanı merkez gören, demokratik kurumların itici gücüyle toplumu geleceğe taşıyan bir siyasal sistemdir.Cumhuriyet'in çarkları farklı alanlarda farklı çalıştırılsa da onun özü;bireğin doğal taleplerine yönelecektir.
Ortaçağ karanlığından çıkan düşünce,insan-merkez
ekseninde odaklaştı.Skolastik felsefe çatırdadı.
Doğa!ya ve insan'a yönelen düşünce kendi paralelinde siyasal sistemini de taşıdı.Feodal anlayışa,cumhuriyet adına nice kurbanlar verildi.Cumhuriyet sistemi,öznel düşüncenin güvenliğini sağlamak için destanlar yazılarak
bina edildi.
Kurtuluş destanı,Türkiye Cumhuriyeti'nin zor şartlar altında,binlerce şehit ve gazi verilerek tesis edildiğini tartışmasız bir biçimde bizlere aktarır.Dört yandan bağımsızlık adına koşan,Ankara'da kurulu BMM'nin siyasal öncülüğünde varolma savaşı veren atalarımızın,emaneti olan Cumhuriyet'in 73.yıldönümünü geniş katılımlarla kutlamayı yavaş yavaş öğreniyoruz.
Cumhuriyet bayramı,19 Nisan 1925'te,628 sayılı Cumhuriyet'in ilanına müsadif 29 Teşrinievvel Gününün Milli Bayram Addi Hakkında Kanun ile kabul edildi.Bu yasayla 29 Ekim günü Türkiye içindeki ve yurt dışındaki temsilciliklerde ulusal bayram töreni yapılacağı hükmü getirildi.21 Nisan 1925 tarihli ve 1805 sayılı Milli ve Sair Bayramlarda ifa Olunacak Merasim Hakkındaki Talimatname ile de Kutlamaların düzenlenmesine ilişkin ilkeler belirlendi.
Bayramın,dini bayramlarda gözlenen coşkuyu elde ettiği söylenemez.Kutlamalar,resmi kurumların sağlık ve halk'tan kopuk biçimlenmesiyle klasik bir şekil almıştı.Yıllardır, solgun bayrakları asmak,okul çocuklarına gösteriler düzenletmek,Çankaya'da resepsiyon vermek Cumhuriyet kutlamalarında güdülen politikaydı.Oysa yurt sathına açılan kutlamalar,içte ve dışta Cumhuriyet'e yönelecek saldırıları caydıracak etkiyi oluşturur.Rejim aleytarı gurupların,geriye dönüş hevesleri,bayramlarda sağlanan coşkulu birlikteliklerle kursaklarında bırakılır.
73.yıldönümünde,bayram rüzgarlarını bir nebze olsun soluduk.Çeşitli gruplar,tertipledikleri balolarla bayramı,bayram olarak kutlamayı bildiler.Katılımın geniş olması cumhuriyet'e göz dikenlere dudak uçuklattı.Böylesine bir birlikteliğe ve neşe tohumlarına gereksinmemiz vardı.Kardeşlik duygularının pekiştiği bu geceler de şehitler ve gaziler anıldı.
Dergimiz,bayramı hissetmek ve hissettirmek amacıyla 29 Ekim günü İzmir ve Bursa'da kutlamalar düzenledi.
Bursa,Anatolia Otel'de düzenlenen açılış konuşmasını Emekli Binbaşı Ercüment Güngör yaptı.Güngör konuşmasında gazilerin problemlerine değindi. "Gazilerimize gereken önemi verdiğimizi söylemek pek güç.Hayatlarını risk eden bu insanlarımıza duyarlı olmak zorundayız"şeklinde görüş belirtti.
Gaziler dergisi,kutlama bilinçine erişen,günün anlamını hisseden,katılımlarıyla geceye neşe katan dostlarla bir araya gelmeyi ilke edinmiştir.Her yıl 29 Ekim balolarında, dergi dostları,geleneksel biçimde Cumhuriyet kutlamalarını oluşturması dostu-düşmanı çatlatır. 74.yıldönümünü'de bu gibi içtenlikle kutlama çizgisinden uzaklaşmamalıyız.
AĞS-EYL-EKİM'96 SAYI:106
Sayfa Başına Dön

CUMHURİYET COŞKUSU
74'üncü yıldönümü bir başka coşkuyla kutlandı.İlk kez iki kilometrelik insan seli Atatürk Bulvarını doldurdu.Siyah beyaz kutlamalar yerini renkli halk yığınlarına bıraktı. Yurdun her yanında,ideoloji üstü yaklaşım kutlamalara yansıdı.Her kesim birbiriyle yarıştı.Özellikle Ankara'da sergilenenler bu ülkenin Cumhuriyet bilincine ulaştığını gösterdi.
Siyah beyaz kutlamaların egemen olduğu yıllarda düzenlediğimiz Cumhuriyet Şöleni tepkiye maruz kalıyordu. Biz Cumhuriyet gününü bayram havasında kutlarız dedikçe siyah beyazlar (bu şanlı Besiktaş değildir) siz davetiye satamazsınız gibi gayri ciddi suçlamalarla üzerimize saldırdılar. Bazı örümcek kafalar da bu senaryolara alet oldular.
Dergi görevlileri her yıl olduğu gibi tören organizasyonu nu en iyi şekilde uyguladı.Bursa kutlamaları somut bir örnek oldu.Bursa bölge müdürü Macit Kanalıcı ve Bölge şefi Uğur Şen önce Heykel'deki anıta derginin çelengini koydular.Bölge şefi Uğur Şen'in bir gaziyle yansıyan fotoğrafları gaziler adına yapılacakların bir an evvel yapılmasını vurguladı. Adana Hilton Otelinde başlayan kutlamalara işadamlarımız ve seçkin konuklar katıldı. Renkli baloda Cumhuriyetin ülkemiz için gerekenin olduğunu mutluluk soluyarak dile getirdik.Albay Vural Savaş yaptığı konuşmada gazilerin yardımlara değil gerçek ünvana ve anayasadaki hakka gereksinmeleri olduğunu vurguladı.
Bir başka ilginç gelişmeYunanistan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Athonosios Coyanis'in 29 Ekim Resepsiyonuna katılmasıydı.Bilindiği gibi Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı Yunanistan'ın Milli Gününe katılmıştı.İki ülkenin askeri yetkililerinin bu jestleri, düşmanlıklara son verilmesi,barıştan başka çözüm bulunmadığı ve dünya düzeyinin merkezinde insan olduğu gerçeğini oluşturmasına atılan bir adım oldu.
Bugün sistem eleştiriliyor. Dünde eleştiriliyordu. Cumhuriyet'in temel nitelikleri var mı? yok mu?sorularını iser istemez sorduruyor.Eksik olan ne yapmalıyız sorusunun sorulmasıydı.Bu süreç temel nitelikleri özünden saptırıp kavram kaosu oluşturulmasına katkıda bulundu.
Entellektüel etkiyi yırtmanın zamanı geldi.Sokaktaki adam vatandaşlığın bilincine ulaşıyor.Bu yılki çoşku böyle tanımlanabilir.
"Onuncu yıl nutkundan alıntı"
Yurttaşlarım!
Az zamanda çok ve büyük işler yaptık.Bu işlerin en büyüğü,temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyeti'dir. Fakat yaptıklarımızı asla yeterli görmemeliyiz.Çok daha çok ve daha büyük işler yapmak mecburiyetinde ve azmindeyiz.Yurdumuzu dünyanın en marur ve medeni memleketleri seviyesine çıkaracağız.
EYLÜL-EKİM'97 SAYI:110
|