ALI YAKITAL

Güneydoğu Gazisi Ali Yaşar : " YILLAR SONRA MI HAKLARIMIZI ALACAĞIZ ?"

 

1973 yılında Sinop'da dünyaya merhaba dedi. İlk ve orta okuldan sonra yaşama atıldı. Bir mimarlık bürosunda desinatör olarak yaşamını kazanmaya başladı. Kendi ayaklarının üs tünde durmayı çok erken öğrendi. Her genç gibi askerlik çağını bekledi. Ülkenin doğusunda gö rev yapmayı bilemeyenlerin, askerlikten kaçmak için çeşitli üçkağıtlar çevirenlerin aksine o, güneydoğu da askerlik yapmayı hayal ediyordu, hem de komando olup ön saflarda yer almayı umuyordu. Kayseri acemi birliğinin ardından gelen günler onun bu ilk hayalini gerçekleştirdi.

Bitlis'in Kolludere bölgesin de Komando onbaşı olarak görev aldı. Girdiği bir çok çatışmadan herhangi bir fiziki yara almamıştı. Fakat askerlik dönüşü gösterdiği davranış, bozukluklarının farkındaydı. Yaşadıkları onda şok yaratmıştı. Psikolojik bir tedavi de görmedi. Gururluydu. Vatanı ve milleti için bir çıkar beklemeden tekrar gitmeye bile razıydı savaş tarlalarına...

Güneydoğu kahramanlarından sadece biriydi Ali Yaşar. Kendisiyle yapmış olduğumuz söyleşiyi kaleme alırken, askerlik anılarım canlandı buğulu gözlerimde...

-Ali Altay askere gidiş öykünü aktarır mısın.?

A.Yaşar: -Her vatandaşımız gibi heyecan ve merakla askere gideceğim günü bekledim. Ailemin yapmış olduğu eğlenceden sonra Kayseri'deki acemi birliğime katıldım. Acemi birliğindeki görevimi tamamladıktan sonra usta asker olarak tayinim Bitlis'e çıktı. 73/4 tertiptim. Onbaşı rütbesini onurla taşıdım.

-Sıcak çatışma içerisinde yer aldın, birçok arkadaşın yaralandı veya şehit düştü. Hissettiklerin nedir?

A. Yaşar: -Teröristlerle birlikte birçok çatışmalara girdik. Kimisinde şehit düşen arkadaşlarımız oldu. Yaralananlar ise aldıkları bu yarayı ömür boyu gururla taşıyacaklarını biliyorum. Canımızı, kanımızı ortaya koyarken ailemi, sevdiklerimi, milletimi korumanın gururunu ve onurunu hissettim.

-Askerlik dönüşüsende gör düğün etkiler nelerdi?

A.Yaşar: -Öncelikle çevremdeki in sanlar herhangi bir fiziki yara almadığımdan ötürü beni şanslı adlettiler. En küçük bir fiziki za rar görmedim. Ama ruhen etkilenmiştim. Birlikte yediğiniz, uyuduğunuz, dertleştiğiniz arkadaşınızın gözünüzün önünde yaralanması, onun akan kanı veya hayata gözlerini kapayışı psikolojik açıdan kişiyi çok etkiliyor. Zaman zaman onun yerinde keş ke ben olsaydım diyorsunuz. Düşlerimde bazen şehit düşen arkadaşlarımı görüyom.

Topluma uyum sağlamakta zorluk çektin mi?

A. Yaşar: Evet döndük ten sonra zorluklarım oldu. Aileme bazı sorunlar yarattım. Çevremdeki insanlara ayak uyduramıyordum. Çalışacak gücü bulamadım. Kendimi sonsuz bir , boşlukta hissettim. İki yıllık eşimden boşanmaya kadar uzandı bu psikolojik yapı. Bana teselli olacak ve dertlerimi paylaşacak bir hayat arkadaşım yoktu. Çekip gitmişti. Yalnız ve çaresizdim.

-Devletten gördüğün ilgi nedir; beklentilerin nelerdir?

A Yaşar: Maalesef, devletten pek bir yardım görmedim. Lafta bize sağlanan bazı haklar var. 200 milyon iş kurma kredisi, Turban tesislerinde tatil v.s. Şimdi bu haklara bir bakalım; 200 milyon 'a ne işi kurabilirsiniz? Turban'da 350 kişilik rezervasyon binlerce güneydoğu gazisine ancak yaşlanınca tatil yapma olanağı sağlar. Bunlar gerçekten benim gururuma dokunuyor.

-Öldüğünüz zaman şehitlik mertebesine yükseliyorsunuz, Ya döndüğünüzde sizleri nereye yükseltmeliyiz?

A. Yaşar: İşte problem burda, Ölen arkadaşlarımız şehit kabul ediliyor. Yaralanan veya yaralanma dan dönenlerin gazi kabul edilmesi gerekir. Buna gerekçe olarak meclisten savaş kararının çıkmadığı gösteriliyor Ölenler kalpten mi öldüler? Yaralananlar dağlarda dolaşırken düşüp de mi bir yerlerini incittiler? Teröristler bizlere çiçek mi atıyorlardı. Bu bir savaştır .Ama meclisin sanırım işleri yoğundur .

- Yasa koyuculara söyleye ceklerin varmı?

A. Yaşar: Olmazmı. Adam çürük raporu almaya çalışıyor. Güneydoğu'ya gitmeye korkuyor. Ben ve benim gibiler ise severek canımızı ortaya koyuyoruz. Bir karar çıkartsınlar , bizleri Kore, Kıbrıs gazileri gibi görüp, onların yararlandıkları haklardan yararlandırsınlar. Yıllar sonramı bu hakları alacağız? Ankara'da ki gazi derneklerine buradan seslenmek istiyorum güneydogu gazisinin hakları için çaba sarfedin.

-Medya'nın gücü biliniyor, onların sizlere yeterli desteği gösterdiklerini gözlemliyor musun?

A. Yaşar: -Öncelikle şunu merak ediyorum: ''Gaziler'' dergisinden başka ülkemizde direkt olarak bizlerle ilgilenen kaç yayın organı var?. Gözlemlediğim kadarı ile yok. Ülkede tam bir reyting savaşı var. Konu bulabilmek için birbirleriyle savaşıyorlar. UFO'lar , Van Canavarı, cam yiyenler , kulakları ile araba çekenler v.s. Yahu bu adamlar burunlarının dibindeki konuyu göremiyorlar". Bizler dağlarda almış oldukları reklam paralarını güvenlik 'İçinde yesinler diye ölüyoruz, bunu dahi düşünmüyorlar .

-Son olarak söylemek istediklerin ?

A. Yaşar: -Bizlere yardım edenler , sakın bizleri körler , sakatlar cemiyeti gibi görmesinler .Biz lerin problemleri yardımlarla çözülemez. Devletin bizlere sahip çıkmasını istiyoruz. Ayrıca bizlere duyarlılık gösteren Gaziler Dergisi'ne de tüm güneydoğu gazileri adına teşekkür ederim.

Röportaj H. Ali Altay (Yıl 1996, sayı 105