Savaşlar, biçimi şekli ne olursa olsun büyük bir yıkım, acı, gözyaşı bırakıyorlar geride. Savaşın etkisi ve izlerinin silinmesi zor bir şekilde kazınıyor bir ülkenin belleğine.
Savaşta yaşanan yıkımın, acının, gözyaşının bıraktığı izleri, savaştan sonrada taşıyan, getirdiği fiziksel, ruhsal sorunları bütün şiddetiyle ve tazeliğiyle yaşayan insanlarda var.
Evet gazilerimizden bahsediyoruz. Ülke olarak gerek Kurtuluş Savaşı olsun, gerekse Kore ve Kıbrıs Barış Harekatı olsun bizim insanımız da uzun yıllar savaşın olumsuz etkilerini yaşadı. Şehitler verdi, gazileri oldu .
Fakat ne yazık ki gazilerimiz bir çok sorunu bağırlarında taşımakta, çözümsüzlük ve hayat şartları karşısında zor günler geçirmektedir.
Kore gazisi SAADETTİN ÇEBİ' de o insanlarımızdan biri. İlgisizlikten, maddi sorunlardan kaynaklanan sorunlar içerisinde yaşamını sürdümeye çalışan, kahraman gazilerimizden Saadettin Çebi.
Onlar bu ülke ve toprakları için kanlarını döküp, canlarını tehlikeye attılar.
Lütfen onlara sahip çıkalım. Kore Gazisi Saadettin Çebi'nin yaşantısından bir kesit sunuyoruz şimdi de.
KSMG- Sayın Saadettin Çebi bize önce kendinizi tanıtırmısınız?
ÇEBİ- Önce benimle ilgilenip buralara kadar geldiğiniz için gerçekten çok teşekkür ederim. 1936 yılında Trabzon'un Sürmene ilçesinde doğdum. Şu anda Yiğit alan köyünde oturan bir ailem var, beş çocuğumun hepsi evli ve bir işte çalışıyorlar.
KSMG-Peki Saadettin bey, 5 çocuğunuz bir yerlerde çalıştığına göre size bir yardımları olmuyor mu?
ÇEBİ-Hayır, bana bakabilecek durumda değil hiçbiri. Zaten herkes kendi derdinde.
KSMG- Efendim savaşların insanlar üzerindeki olumsuz etkileri bilinen bir gerçek, muhakkak başınızdan bir çok olay geçmiştir. Bize unutamadığınız sizi sarsan bir anınızı anlatır mısınız?
ÇEBİ- Biz savaşa Kore Gazisi madalyası almak için gitmedik. Bizlere Türkiye'yi temsil eden orada savaşma görevi verildi. Biz bu görev için düşmanla savaştık. Canımızı esirgemedik. Yan yana savaştığım çok sevdiğim bir arkadaşımın şehit oluşu belleğimde bugünkü kadar tazedir. O anı hiç bir zamanda unutamam herhalde arkadaşımın bana "Ben karşı tarafa ateşe gidiyorum sen burada kalıp beni kolla" deyip siperden atladı. Benimde gitmek istememe karşı çıkıp "Ben yalnız gideceğim " dedi. Ben olduğum yerde kaldım. Arkadaşıma bakıyorum. O sürünerek ilerlemeye çalışıyordu. Daha bir kaç adım ilerlemişti ki birden düşmanın yoğun kurşun yağmurunda kaldı. Bir kaç saniye içinde olduğu yere yığılıp kaldı. Onun için bir şey yapamadım.
KSMG-kusura bakmayın Saadettin bey, bu kötü anıları tazeleyerek sizi üzdük.
ÇEBİ-Rica edrim bu olayı anımsadığımda hep böyle oluyor. Gözlerim dolu dolu oluyor.
KSMG-Efendim sizin hak ederk aldığınız gazilik beraatiniz var. Bunu küçümseyenler oluyor mu?
ÇEBİ- Evet oluyor. Böyle durumlarla karşılaşmak bizi üzüyor tabi. Birde bunu yapan delet kademesindeki kişiler olunca daha çok üzülüyoruz. Bir devlet görevlisi "Gazi oldunda ne oldu. Kolun bacağın yerinde" diyor. Göster bakalım gazilik nerende der gibi.
KSMG-Kore savaşı sırasında edindiğiniz arkadaşlarınızla iletişiminiz sürüyor mu? Onlardan yardıma muhtaç olanlar var mı?
ÇEBİ-Savaştan sonra birbirimizden koptuk. Kimseden haber alamıyorum. Yardıma muhtaç olanlar vardır, muhakkak : Ama biz görüşemiyoruz.
KSMG-Size maddi destek saglayan kimseler var mı?Geçiminizi nasıl sağlıyorsunuz?
ÇEBİ-Kimseden böyle bir yardım görmüyorum. Ben Trabzon huzur evinde yaşıyorum. Benimle ilgilenenler yalnız oradaki kişiler. Rusça konuşma kitabı satarak bir gelir elde etmeye çalışıyorum. Huzur evinden izin günlerde fındık toplayarak, kitap satarak geçiniyorum. Köyde oturan aileme para yollamak zorundayım.
KSMG-Kuşkusuz zor durumdasınız. Kendinizden başka bakmak zorunda olduğunuz bir ailenizde olması da ayrı bir sorumluluk yüklüyor size. Efendim bize söylemek istediğiniz başka bir şey var mı?
ÇEBİ-Öncelikle size çok teşekkür etmek istiyorum. İlginiz beni gerçekten duygulandırdı. Bizleri düşünen, bizlerle ilgilenen birilerinin olması, bize yalnız olmadığımızı gösteren manevi bir destek, bizim için gerçek önemli.
KSMG-bizde teşekkür ederiz sağolun.
Yıl 1983, Sayı 8
|