verilmesini istiyoruz. Öyle ki, bana gelen bir şehit öğretmeninin kardeşi, Diyanet Vakfı tarafından şehit ve gazi ailelerine ayrılan kontenjandan yararlanamadıklarını söyledi. Bizim askerimize ve polisimize saygımız sonsuz ama bu insanları öğretmenler yetiştirmedi mi? Bu mesleği icra ederken şehit edilen öğretmenlerimizin yakınlarına sahip çıkılması bir onur meselesidir" dedi. Şehit öğretmen Hüseyin Yavuz'un kardeşi Mehmet Yavuz ise, anne ve babasını şehit yakını kontenjanıyla Hacca göndermek istediğini ancak abisinin şehit olarak sayılmadığını dile getirerek, "Abim neden şehit sayılmıyor? Askerin, polisin silahı var diye şehit sayılırken, öğretmenlerin elinde kalem var diye mi şehit sayılmıyor. Bu benim çok gücüme gitti ve onurumu zedeledi. Aynı mahallede bir şehit askerin ailesi var. Her bayram Garnizon Komutanlığı'ndan askerler gelip bu ailenin bayramını kutluyor ama bizim evimizi bir günden bir güne kimse gelip çalmadı. Biz bu şehitlerimize sahip çıkılmasını istiyoruz" şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından görevi başında şehit düşen, Hüseyin Yavuz, Ali Yıldız, Ragıp Köse ve Ünal Atlı'nın yakınlarına Tanfer Ata tarafından Türk bayrağı ve Osmanlı Devlet armasının yeraldığı gümüş tablo hediye edildi. Programın sonunda 1993 yılında Tunceli'de PKK'lı teröristlerin saldırısı sonucu 4 öğretmen arkadaşını kaybeden ve vücuduna 16 kurşun isabet ederek ağır yaralanan öğretmen Cemal Ünlü'ye gösterdiği üstün hizmet aşkı nedeniyle hediye verildi. Türkiye'de gazi öğretmen sayısının çok az olduğunu ve Konya'daki tek gazi öğretmenin kendisi olduğunu belirten Cemal Ünlü, sadece gazilik belgesi aldığını, gazi kimliği verilmediği ve gazi olarak kabul edilmediklerini, bu durumun kendisi ve şehit ailelerini çok üzdüğünü sözlerine ekledi. KAYNAK: konyatv.com.tr |