Unutulmak Acı Verir Her Gaziye



Neslihan Yalman
 www.acikistihbarat.com 31.05.2007


Vefa semaya çekilmiş, cihanda namı gezer.

Mehmet Akif Ersoy

K.S.M Gaziler dergisi 24. yılına girmiş bulunuyor. Üç aylık periyotlarla çıkan derginin Ocak-Şubat-Mart 2007 sayısının yanında, imtiyaz sahibi Gönül Hanım bir armağan göndermiş şahsıma. Bu armağan, kendisinin Unutulmak Acı Verir Her Gaziye adlı kitabı… Bu kitabı önemsediğimi belirtmeliyim. Nitekim; eser, ‘‘gazi-lik’’ olgusunun anlaşılması ve serüveninin takibi açısından bir ön çalışma niteliğini taşıyor. Çalışmanın daha başında Gazi Mustafa Kemal Atatürk şöyle diyor(s. 6):

‘‘Siz!
Vatanı için,
Milleti için,
Namusu için,
Canını ortaya koyan böyle insanları

Bu kadar mı tanıyorsunuz?
Eğer siz onları tanımızsanız;
Geleceğinizi göremezsiniz
Hedeflerinizi bilemezsiniz.’’

Aslında bu deyiş, Gönül hanımefendinin niye gazi olgusu üzerine bir kitap çıkardığının da hülasasını teşkil ediyor. Önsözde, (E.) Bnb. Ercüment Güngör de(Gaziler dergisi yazı işleri müdürü) bu ifadeleri destekleyen tümceler yazıyor. Kendisi; Kore, Kıbrıs ve İstiklal Harbi gazileri yanında ‘‘terörle mücadele gazilerini’’ de değerlendirmek gerektiğine dikkat çekiyor. Daha önceki yazımızda da belirttiğimiz üzere(1), Türkiye’de bir Gazi Bakanlığı’nın kurulması gerektiğinin altını çiziyor(s. 15).

Kitap dört ana damardan oluşuyor. Sırasıyla verecek olursak;
Gazilik Olgusuna Genel Bir Bakış,
Kadın Gazilerimiz,
Cumhuriyet Dönemi Gazileri ve de
Gaziler Sosyal Hakları ve Maddi Hakları…

Birinci bölümde; gazi kavramının çıkış noktasının alp olduğu ve bunun İslamiyet’in gelişiyle birlikte nasıl dönüştüğü, ahilerin alplerle ilişkisi, milli mücadelenin manevi mimarları(Denizli müftüsü Ahmet Hulusi Efendi, Amasya müftüsü ve Ulukışla müftüsü Bahaittin Efendi…) ve onların Kurtuluş Savaşı’na katkıları, gaziliğin Selçuklu’ya/Osmanlı’ya geçişi ele alınıyor.

Bu bölümde, oldukça ilginç bir tanım veriliyor:

‘‘…Gazilik; tarihi ve kültürel plasentalarda içerik ve kapsam olarak değişiklikler geçiren, edebiyat literatüründe haklı bir yer edinen, geniş ve derin etkiler bırakan bir kavram olma özelliğini taşır.’’(s. 30).

İkinci bölümde; kadınla gazilik arasındaki organik etkileşime değiniliyor.

Kadın gazi nasıl olabilir?..

Bu sorunun peşinde; şamanlık ve toyanizmden yola çıkılarak tanrıça kültlerine, oradan da Kurtuluş Savaşı’nda başarı göstermiş (birçoğunun ismini kimsenin bilmediği)kadın gazilerimize değiniliyor.

Örneğin; Güllü Bacı bahsi geçen isimlerden birini oluşturuyor.

Güllü Bacı, Ermeni komitacılar tarafından Van’a sevk edilişlerini, oradan da Ruslara teslim edilişlerini anlatıyor.

29.04.2007 tarihli ve 1032 sayılı Aydınlıkdergisinde; Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey’in 93 yaşındaki kızı Müşerref Gürenci’nin mektubunda aktardığı bir anekdotun benzerini o da aktarıyor.

Güllü Bacı, Van’a giderken o canilere teslim olmamak adına bir kısım kadının kendilerini Mermit Çayı’na bıraktıklarını anlatıyor(kitaptan s. 80).

Müşerref Hanım da, kiliseyi açan AKP-AB zihniyetinin bu kadınların isimlerini niçin pirinç levhalara yazmadıklarını soruyor(Aydınlık, s. 31).

Sorunun muhataplarının kimler olması gerektiğini düşünmemiz gerekiyor(!)

Üçüncü bölümde; İstiklal Harbi madalyasına ve bunu kanun teklifi olarak sunan Saruhan milletvekili Mustafa Necati Bey’e yer veriliyor.

Padişahlarca yüz akı gibi taşınan unvanın, (Gazi) Mustafa Kemal Paşa’yla birlikte yeniden vücuda geldiğini ve temeldeki Osmanlı ruhunun yeniden tılsım misali Cumhuriyet’e yansıdığını görüyoruz.

Mevcut bölümde; Kore’ye-özelde Kunuri Savaşı’na- ve ordumuzun Kıbrıs’ta amfibi(denizden çıkarma yapma) harekatıyla birlikte ifa ettiği göreve değiniliyor.

Yüzlerce polisimizin şehit olduğunu söyleyen Palalar, kalanların ‘‘vazife malulü’’ sayıldığını da bu bölüme ekliyor(s. 107). ‘‘Gazi polis-lik’’ gündeme taşınması gereken bir mesele şeklinde önümüzde duruyor.

Dördüncü bölümde; personelin yararlanabileceği haklardan engelli personele değin birçok konuya dikkat çekiliyor. Kimlerin hangi haklardan yararlanabileceği maddeler halinde belirtiliyor.

Yardım yapan vakıflara/kurumlara ve onların faaliyetlerine

(TSK Mehmetçik Vakfı; Türkiye Harp Malulü, Gaziler, Şehit Dul ve Yetimler Derneği; SHÇEK; Türkiye Gaziler Kültür ve Yardımlaşma Vakfı ve de Türkiye Muharip Gaziler Derneği) yine son bölümde rastlayabiliyoruz.

A. Gönül Palalar’ın ve ekibinin emeklerini tebrik ediyoruz.

Nitekim; Türkiye’de 24. miladını doldurmuş bir dergiyi sahiplenerek, gazilerimizin seslerini duyurabilmek takdire şayan bir başarı…

Dileğimiz; Unutulmak Acı Verir Her Gaziye kitabını ve K.S.M Gaziler dergisini edinebilecek kimselerin, imkanları doğrultusunda onlara destek çıkmalarıdır(2). Öyle ki; onlara destek verebilmek, gazilik hakkında tarihsel ve teferruatlı bilgilere sahip olmayı da beraberinde getirecektir.

19 Eylül Gaziler Gününü’nde ötesinde, gazilerimizle bir nebze de olsa empati kurabilmek onları tanıyabilmekten geçmektedir. Onları tanıdıkça, ruhumuzun derinliklerindeki genetik aynalarımızı da parlatacağımızın bilinciyle… Rotayı çizebilmek adına, önce harenin peşine düşmemiz gerekiyor!..

DİPNOTLAR:

Bakınız:


Neslihan Yalman, ‘‘J Eğrisi Ve Gaziler Dergisi’’, 20.03.2007.

http://www.acikistihbarat.com/Haberler.asp?haber=6425

(2) İletişim İçin:

A. Gönül Palalar
UNUTULMAK ACI VERİR HER GAZİYE(Gaziler Dergisi Baskısı, İstanbul, Ağustos 2006, 1. Baskı)

Elektronik Posta: gonulpalalar@hotmail.com
Telefon: 0212- 249 34 49
Adres: Şahkulu Mah. Otçu Sok.
No:4 Kat:3-4
Kuledibi-Tünel/İSTANBUL