ULUSAL BASINDA 26 YILDIR GAZİLERİN SÖZCÜSÜYÜZ
Gaziler Dergisi İstanbul Valiliği’nin vermiş olduğu K-542-10406 no’lu imtiyaz belgesiyle 1983 yılında İstanbul’da yayın hayatına başlamıştır.2008 itibariyle de 150 sayı üretme başarısını göstermiştir. Türkiye, okur-yazar oranının yüksek ancak gazete dergi ve kitap okur oranlarının ne yazık ki düşük olduğu bir ülkedir. Böyle bir zeminde arkasında hiçbir holding desteği olmadan tek başına 25 yıl ayakta kalmak ve 150 sayı yayınlamak kolay olmasa gerek. 25 yıllık tecrübeler, birikimler, veriler ve de belgeler Gaziler dergisi’nin potasında onlarca kalemin katkısıyla eridi. Çeyrek asırlık bu süreçte gözlemlerimiz sonucunda bazı tespitler yaptık; Gazilik olgusu, güvenlik kavramıyla iç içe geçmiştir. Diğer bir anlamda güvenliğimizin bedeli şehit ve gazilerimiz tarafından ödenmektedir. Bu nedenle devlet , Anayasa’nın 61. maddesiyle gazileri güvence altına almıştır. Ancak , ne yazık ki bu yasa yeterli düzeyde uygulanmıyor. Gaziler gündeme gelmeyen ciddi sorunlarla boğuşuyorlar. * Öncelikle gazileri “yardıma muhtaç, yaşlı insanlar” şeklinde sunup, bir rant kapısı aralamaya çalışanlar, belki de gazilik olgusuna en büyük zararı veriyorlar. * Gaziler “Gazi” adını kullanarak dernek kuramıyorlar.1983 tarihli 2847 sayılı yasa buna izin vermiyor * Meclisten beklenen “Gazi Madalyası” unutulmuş durumda *PTSD denilen ruhsal yaralanmaya maruz kalmış gaziler, kaderleriyle baş başa bırakılmış durumdalar *Yeterli düzeyde bir gazi tanımı yasalarımızda halen yok. Terörle Mücadele Gazileri , “vazife malulü” yakıştırmasından hoşnut değiller. Yıllardır bir savaş veriyoruz; “Terörle Mücadele “ , bu savaşın adı. Sadece asker değil, polis öğretmen, köy korucusu, diplomat da şehit verdik. Ancak onlara bir türlü gazi diyemedik. Doğuştan bir uzvu eksik olan bunu bilemez ama sonradan eksilen buna nasıl katlanabilecek? Özgürlüğünü kaybetmek, bedensel özgürlüğünün elinden alınması... Bu gerçekle yaşayarak, insanların gözlerinde pırıldayan acıma duygusunu nasıl yenecekler? Onları eksik bedenle kabul eden sevgilinin, sevgisinden şüphe etmeden nasıl yaşamı kucaklayacak ve sarılacaklar? Nakış gibi dokudukları hayallerini nasıl gerçekleştirecekler? İşte, şimdi en büyük düşman bu... Onların elinden “Ben bir savaş kahramanıyım, bir savaşın gazisiyim. “ deme onurunu dahi alıyoruz. Onlara “Gazi” diyemiyoruz “Havan topları ve mermilerle ölüm kalım oyununu defalarca oynamış, onlarla dalgamı geçmiş ve sağ salim dönmüş bir askerim. Karşımda sırıtan bu eksik bedene yenilecek bir adam değilim. Onu yeneceğim. Savaş ruhta ve beyinde kazanılır. Ruhumu güçlü tutarak, aklımı çalıştırarak bana meydan okuyan zavallı ve eksik bedenin benimle oynamasına izin vermeyeceğim.Çünkü ben bir savaş gazisiyim” deme fırsatını ellerinden alıyoruz. Yukarıda özetlediğimiz sorunlar buzdağının görünmeyen yüzü. Görünen yüzü ise içi boş nutuklar. Gaziler Dergisi, sorunun değil çözümün bir parçası olmak arzusu ile bir projeye imza attı. “Gazi bakanlığı Kurulsun” adı altında 10 yıldır bir imza kampanyası yürütüyor.Toplanan 20 bin imza T.B.M.M’ ye teslim edildi.Gelişmiş ülkeler, güvenliğin teminatı gazilerini kucaklayan bir gazi bakanını görevlendirmişler. Bizde niye olmasın ? Gaziler Dergisi sorunları temelden çözecek, radikal adımlar atabilecek bir Gazi Bakanı’nı bakanlar kurulunda görene kadar kampanyaya devam etmeyi amaçladı. Elbet bu yolun uzun, sert, çetin geçeceğinin bilincindeyiz. Ancak “Asla gazileri kaderlerine terk etmeyeceğiz”
|