SAYI 108

Terör kurbanı devlet görevlisi gazidir.



Savaş olgusu karmaşık ve değişken bir nitelik taşır.Nedenleri ve kapsamı konusunda görüş birliği yoktur.Bu alandaki çeşitli yaklaşımlar ideoloji ve bakış açılarındaki farklılıklar kadar felsefi, siyasi, sosyolojik, sikolojik vb. boyutlariyla ilgilidir.Genel bir tanımlama yapmaya çalışırsak; ulusal birimler arasında ya da aynı devlet içindeki rakip siyasal güçlerin ya da devletin otoritesine karşı silahlı örgütlerin verdiği çatışmalar şeklinde özetlenebilir.

Uygarlıların gelişmesiyle birlikte bu olgu karmaşık bir nitelik kazandı.Yönetenlerin savaş durumunu ortaya koymamaları diğer bir anlamda savaş ilan etmemesi savaşın gerçeğini örtmez.Fiilen savaş içindde olma durumu “Savaş hali” dir .

Siyasal eğilimlerin silahlı çatışmalara dönüştüğü bir dünyada yaşıyoruz.Ülkemiz bu konumun içinde yer almaktadır.Terör,devlet görevlilerini fark gözetmeksizin katlediyor.Siyasal bir hedefe ulaşmak amacı ile devlet görevlilerine ya da bireylere karşı sistemli şiddetli eylemlerine başvuruyor.20.yy terör büyük değişiklikler geçirdi.Aşırı sağdan aşırı sola uzanan politik yelpazede çok sayıda harekete damgasını vurdu. Elektirikle patlatılan kompakt patlayıcıların, otomatik sialhların geliştirilmesi teröristlere büyük bir hareketlilik ve vurucu güç kazandırdı.Modern iletişim araçlarının devreye girmesiyle terörizmin halk üzerinde ürkütücü etkisi daha da arttı. Televizyonda gösterilen şiddet eylemlerinin haber konusu olması terörizmin kullanılmasını gündeme getirdi.

Terör eylemleri neticesi mağdur olan yüzlerce devlet görevlisi meclisin duyarsızlığının etkisiyle kaderlerine terk edildiler.Ölenşleri törenle Şehit mertebesine yükseltirken geride kalanları gazi oldukklarını unuttular. Onları kaderleri ile baş başa bıraktık. Şehit polis ve öğretmeni anarken polise, öğretmene,hakim ve savcıya ghazi sanını çok gördük.

Ülkemizde çeşitli bakanlılar varken bir gazi bakanlığı veya müsteşarlığı yapılandıramadık. Vatanın bölünmez toprakları için hayatını risk eden bu insanlara üzerinde yaşayacakları bir toprak parasını üretemedik.Oysa ki istimlak edilen toprakların yüzde yetmişi devlet elindeyken Vurdumduymazlığın örneklerini sergiledik.

Gazilik sanını yeniden değerlendirmenin günü geldi ve geçiyor.Klasik gazi olgusu yetemez hale gelmiştir.Meclisin savaş kararı alıp alamaması Güneydoğu gerçeğini silemez.Orada bir savaş vardır.Savaşın bir tarafı salt asker değildir. Polis, öğretmen,hakim ve savcı da bir taraftır.Yasalar için, devletin bekaası için birer neferdir.

Meclisin yetkilileri bu isimsiz kahramanların hakkını yani gazi sanlarını vermek zorundasınız. Bunun göz ardı edilecek bir yanı yoktur.Veballini yüklenmek güçtür.Tarih sizleri unutmaz, unutamaz.

KADİR PALALAR