SAYI 121

Haydi oğlum, haydi git, ya gazi ol, ya şehit"



Bu dizeyi dünyada kaç milleti anası tarafından söylendiğini tahmin edersiniz. Belki çok az. Ama bizim analarımız, vatan görevine gönderdiği evladına bu dizelerle uğurlama yaptığını hepimiz gerek kendimizde gerekse bir yakınımızda gözlemledik ve gözlemlemeye de devam ediyoruz.

Türkülerimiz vardır, cepheye gönderdiğimiz fidanlarımızın arkasından yakmış ve halaylar çekmişizdir.

"Oy onbeşli, onbeşli, Tokat yolları taşlı, onbeşliler gidiyor kızların gözü yaşlı" Nereye, niçin gittiklerini bile bile milletinin hür yaşaması için şehit veya gazi olabilmek uğruna koşmak ancak bizlerin hasletidir.

Bu özelliğimizle her zaman gurur duyarız. Bizlere bu onurlu yaşamı sağlayan şehitlerimize rahmet dilemek ve onları dualandırmak elbette boynumuzun borcudur. Ancak onların geride bıraktıkları emanetlarinede sahip çıkamadık ve gazilerimizle beraber başları dik yarınları aydınlık huzurlu bir yaşam sağlamak hiç de zor olmasa gerek.

Bu konuda neden zorlandığımızı da anlamak mümkün değil. Ulvi hedefler dolambaçlı ve sarp yolların ucundadır. Düşersiniz, yara alırsınız, terkedeilirsiniz. Ama insan olmanın onurunu taşıyorsanız bayrağı ele alıp devam edersiniz. Yklaşık üç yıldır dergide abone ve reklam müdürlüğü görevini ifa ettim. Bir çok kişiyle görüştüm. Uğraşımızı yüzlerce insana ilettim. Şimdi de duygu ve düşüncelerimi iletmekmistiyorum. Bu nedenle bana sunulan yazı işleri müdürlüğünü kabul ettim. Sizlerle bu sayfada yazılarımla görüşeceğiz. Bana yazdıklarınızı değerlendireceğime söz veriyorum. Yeni görevimde sizlerden aldığım güçle başarılı olacağıma inanıyorum. Şimdilik esen kalın.

Saygı ve Sevgiler...

(E). P. Yb. VURAL DENİZ.