Münih Başkonsolosumuz Ali Yakıtal, gazilerimiz için her türlü çabanın gösterilmesinden yana... Arkadaşımız Esin Tekige'nin görüştüğü Yakıtal, Gümrük Birliği'nden Münih ve çevresindeki Türk derneklerinin faaliyetlerine kadar uzanan sorularımızı içtenlikle cevapIandırırken, Gazi Bakanlığı Kurulması konusundaki çalışmalarımızı takdirle karşıladı.
Avrupa Birliği ülkeleri ile ikili ilişkiler dairesi başkanıyken AImanya'daki Türklerin sorunlarına eğilme fırsatı bulabildiniz mi?
-Tabii, tabii hepsi dahil, Türk işçileriyle ilgilenen direk konsolosluk dairemizin dışında bizde bir ''Masa Sistemi'' var. Bizim masa siyasi, ekonomik işlemleri yürütür .Fakat diğer bütün dairelerin bilgileri de bize gelir ki biz o ülkeyle ilişkilerimizi global bir şekilde görebilelim. Bir yerde bir aksama varsa değerlendirebilelim diye...
-Münih ve çevresindeki dernek faaliyetleri hakkında kanaatiniz nedir?
-Dernekler çok faal. Ancak AImanlar yeterince demeklerimize dahil değil. Toplantılarda Alman sayısını yeterli bulmadım. Onun arttırılmasını arzu ederim. Faaliyetleri ve branşları açısından çok çeşitli dernekler var .Hemen hemen hepsi de aynı mahallelerde, bölgelerde. BunIarı birleştirmek Iazım. Bir dernek içinde çeşitli kollar , komisyonlar oluşturulur. Her biri ayrı bir hedefe yönelik çalışır. Muhtaç çocuklara yardım, Türk kültürünü tanıtma vs. Bu spor klüplerimiz için de geçerli. Mesela 3-4 spor kulübümüz var . Ama hiç birinin spor tesisi yok. Bunlar bir araya gelseler, güçlerini birleştirseler belki spor tesisleri olur. Çok daha etkili olurlar. İş Adamları Derneği galiba daha Münih'te kurulmadı. Bayanların kurdukları dernekIer de hemen hemen aynı amaçlara hizmet ediyorlar. Birleşseler iyi olur.,
-Başkonsolosluğun hem hizmet hem bina açısından vatandaşlara hizmet kapasitesi yeterli mi?
-Gayet kaliteli personele sahip olduğumuzu gördüm. Ancak Iokal olarak yetersiz. En büyük örneği; vatandaşlarımızın kapılarda maalesef uzun kuyruklar oluşturması. Yağmurda, sıcakta, soğukta vatandaşlarımızın kuyruklarda beklemesi görüntü bakımından da hoş bir şey değil. İkinci bir unsur: Ataşeliklerimiz, aynı binada değil. Bu koordinasyon ve hizmet açısından zorluk çıkarıyor. Çünkü bize pasaport işi için gelen bir vatandaşımız (eğer aynı binada olsaydı) çalışma ataşeliğine de birşeyler sorabiIirdi. Bunun içiri ben bir faaliyet içindeyim. Binayı büyütmek, ek ilaveler yaptırmak düşüncesi ve çabası içindeyim. Böyle bir proje de hazırladık. Ancak gelişmeler hakkında şu anda kesin bir şey söyleyemem.
-TÜDEK' in çalışmalarını nasıl buluyorsunuz?
-TÜDEK yararlı bir kuruluş. En azından 80-90 dernek var bünyesinde. Koordinasyon için muhakkak böyle bir kuruluş gerekli. Ama daha etkin, daha bilinçli çalışmaların yapılabileceğine inanıyorum. TÜDEK , yöneticileri ile beraber incelemeler yapıyoruz. Bu konuda da birşeyler yapacağız.
-Gümrük Birliği'ne girişimiz buradaki vatandaşlarımıza ne gibi avantaj ve dezavantajlar getiriyor?
-Avantaj olarak kabul edilen serbest dolaşım daha gerçekleşmeyecek. Ama bunun üzerinde çalışılıyor. Dezavantaj yok. Ama Gümrük Birliği'ne girişimiz dünyadaki ehemmiyetimizi perçinledi.
-Sizce LOBİCİLİK nedir?
-Lobicilik aslında yanlış anlaşılıyor .Yunanlıların ve Yahudilerin Amerika'da yaptıkları esas lobiciliktir. Halbuki, Türkiye'nin Türklerin Almanya'da yapmak istedikleri lobicilik değildir. Bizim istediğimiz; burada yaşayan vatandaşlarımızın kendi etkinliklerini, haklarını kullanmalarıdır. Bu sayede hem Türkiye'nin hem Almanya'nın, hem kendilerinin menfaatine bir şeyin gerçekleşmesidir .Yoksa lobicilik yanlış takdim ediliyor... Bizim amacımız lobicilik değil aslında.
-Hoşlandığınız ve hoşlanmadığınız şeyler neler?
-Herşeyden zevk alıyorum. Özellikle Akdeniz kentliliğim ve son 5 seneyi İtalya'da yaşamamın verdiği bir espriyle cevap vereyim: Benim hayatıma renk katacak ama renk katarken boş bir anlamda değil, sonuçta bana bir şey bırakacak herşeyden hoşlanıyorum. Buna karşılık hoşlanmadığım tek şey bunu çok samimiyetle söylüyorum: Yapay olmak, sunilik. Ne alanda olursa olsun; taklit çiçekten, taklit müzikten ve yapay davranışlar içindeki insanIardan da hoşlanmıyorum.
-Hobileriniz?
-Belli konularda çok spesifik hobilerim yok. Müzikten (opera, konser, kabare), resimden çok hoşlanıyorum. Spor yaparım. Lisanslı olarak Fenerbahçe'de basketbol oynadım. Tenis oynarım.
-Mesleğinizi tehlikeli buluyor musunuz?
-Tehdit açısından; evet. ASALA 70 Türk diplomatını (ataşe, büyükelçi düzeyinde) öldürdü. Bu tehlike bizi hiç yıldırmıyor. Çünkü Türkiye Bir dönem geçiriyor. Her vatandaşımız tehlike altında yerine göre.
-Gaziler Bakanlığı kurulması hakkında düşünceleriniz?
-Ben bakanlık veya bakanlık haricinde Gazilerimizin sorunlarının çözülmesini isterim, bunu desteklerim. Ama bu bakanlık çerçevesinde olur , ama bakanlıksa kesinlikle desteklerim, onda hiç şüphemem yok. Gerçek anlamda kurulup, netice alınabilecek bir bakanlık olursa evet...
-Buradaki vatandaşlarımıza bir mesajınız var mı?
-Kendilerinden ricam: Kendi imkanIarını, potansiyellerini ne kadar güçlü olduklarını, olabileceklerini bilsinler. Özellikle Almanlarla yakın ilişkilere geçip bu güçlerini kullansınlar.
-Gazilerimize dergimiz aracılığıyIa bir mesajınız var mı?
-İçinde bulunduğumuz bu güzel ülkemizi ve şartları bize vermiş, yaratmış olan (canları, kanları pahasına) gazilerimizin eller üzerinde tutulması gerekir. Kendilerinin en büyük saygıya layık olduklan şüphesiz. Maddi ve sosyal durumlarının düzeltilmesi, Bakanlık kurulması dahil (en uygunu hangisiyse bu devlet otoriteleri tarafından tespit edilebilir), her türlü çabanın gösterilmesi ancak takdire şayan olur ve tabiatıyla da tarafımdan desteklenir .Gaziler Dergisi'nin çabaları çok hoştur. Takdire şayandır .Benim de her türlü desteğimi her zaman alabilirler .
-Bu sohbet için çok teşekkür ediyorum.
Röportaj Esin Tekige (Yıl 1995 Sayı 102)
|