ALI YAKITAL

Pop Müziğin Yeni Sesi Zeynep : "ONLAR BİRER KAHRAMAN"

Askerlik yüce bir görevdir .Askere giden Mehmetçiklerimiz belki ailesinden ilk kez ayrılmış olmanın verdiği heyecanla, köylerine, kasabalarına, ailelerine büyük bir özlem duyarlar, Geride bıraktıkları dostlarına, sevgiliIerine, eşlerine, ailelerine duydukları özlem kor gibi yakar yüreklerini. Eh, hasret ve özlemle dolu bir yaşam olur da şarkılara konu olmaz mı?

'Yine yakmış yar mektubun ucunu', 'askerim ana', 'gel teskere gel' eskiden beri asker olsun olmasın herkes tarafından beğenilen şarkılar.

Mehmetçik için yazılan şarkılara bu günlerde bir yenisi daha eklendi. ''Memedim '1 Özenle hazırlanmış klibiyle ve Zeynep'in olağanüstü güzel yorumuyla kısa sürede beğenimizi kazandı.

Zeynep Müzik Dünyamızda yeni bir isim. Sempatik tavırları, güçlü sesiyle 'Memedim'şarkısı Kral TV'de 5. sıradan Iisteye girdi. "Mehmetçik'le Elele" kampanyasında en çok istek alan parça onun parçasıydı.

Zeynep'in sekiz senelik konservatuar eğitimi var. Şu an üniversite ikinci sınıfta. Kaset çalışmaları, sahne ve televizyon proğramları derken eğitimine bir süre ara vermek zorunda kalmış .Ama ''okulumu mutlaka bitireceğim'' diyor. Dört teIli klasik kemençe çalıyor. Eğitimine buyük katkıları olan Güher Güney , Cüneyt Orhon, Necdet Varol, Erol Sayan, Bekir Sıtkı Sezgin, Sadün Aksüt gibi değerli hocalarının da isimlerini saymadan geçemiyor.

Peki kısa sürede bu kadar beğenilen parça nasıl oluşmuştu?

- Bu başarı bekleniyor muydu?

''Şarkının söz ve müziği İbrahim Erkal'a ait. Onunla Ulus Plak'ta tanıştım. Bana parçasından bahsetti ve bağlamayla çaldı. Parçanın sözleri ve müziği beni çok etkiledi. Kendimi çok yakın hissettim. Ve hemen kasetime aldık., Ticari endişe taşımadığım için de şarkı tutar mı, tutmaz mı hesapları yapmadım. Ama görüyorum ki büyük bir ilgi gördü. Herkes tarafından beğenildi. Sivas konserlerinde de ilk bu parça söylendi.''

- Parçanın vermek istediği mesaj nedir?

''Parça Mehmetlerin özlemlerini, hasretlerini, dönüş hayallerini anlatyor. Tabii geriye sağ salim dönememe endişesini de taşıyor. Ama 'Her şey Vatan için' mesajıyla ülkenin birIik beraberliğinin devamı için Mehmetçiklerin varlığının önemi vurgulanıyor.

Parçanın klibinde 1920'lerin kıyafetleriyle çekim yapıldı. Türk ulusunun çok şehit ve gazi vererek milli mücadelenin kazanıldığını ve Atatürk'ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti'nin sınırlarının korunması için, bugün de mücadeleye devam edildiği gösteriliyor .Klipte, askere giden gencin annesi ve sevgilisi bir arada yer alıyor. Ve kuşaklar boyunca bu emanetin taşındığı simgeleniyor.

Asker , rüyasında sevgilisinin (Zeynep'in) koğuşa geldiğini ve boynundan künyesini aldığını görüyor. (Biliyorsunuz, künye asker öldükten sonra çıkar ancak.) Hemen uyanıyor, acaba ölecek miyim endişesiyle. V e hayatın devam ettiğini görüyor . 'Her şey vatan için' sloganıyla şarkı bitiyor.

Şarkı askerlik hizmetini sevdirici ve vatanın devamlılığı için önemini vurgulayan bir düşünce sergiliyor.

- Bizler , Gaziler Dergisi olarak gidenler için yaptığnlz şarkınln önemini çok iyi anlıyoruz. Peki dönenler (gaziler) için neler söyleyeceksiniz?

- Sizce ülkemizde gazilere hak ettikleri değer veriliyor mu?

Benim büyük dedem Çanakkale'de şehit düşmüş. Yani hepimiz kahraman bir ecdadın torunlarıyız. Bugün dönenlerin hepsi bizim için birer kahramandır .Ülke bütünlüğünü sağlamak için canları " pahasına doğa koşullarına karşı koyarak bu kutsal görevi yerine getiren Mehmetçiklerimizin geleceklerinin büyük devletimizin değerli yöneticileri tarafından garanti altına alınacağına inanıyorum. Çünkü canımızdan çok sevdiğimiz bayrağımız ve vatanımız için hayatı pahasına mücadele eden bu vatan evlatlarının güvence altına alınması, bence devletin birinci görevidir .Ben gaziler için düzenlenecek bir organizasyonda seve seve görev alarak, onlara olan borcumu ödemeye hazırım. Ayrıca Gazi Bakanlığı kurulması için başlatmış olduğunuz imza kampanyasına ben de katılıyor, gönülden destekliyorum. Böyle bir çalışma yaptığınız için sizleri tebrik ediyorum.

Zeynep'e bu güzel sohbet için teşekkür ediyor , başarılarının daim olmasını diliyoruz.

Röportaj Ayfer Balaban

Yıl 1995, sayı 99