FLAŞ HABER

TERÖRLE MÜCADELEDE YARALANAN DEVLET GÖREVLİSİ NAKDİ TAZMİNAT ALABİLECEK

devlet memurları

 

Terör Mağduru Kamu Personeline

Nakdi Tazminat Ödenecek 

 

  • Savaş olgusu karmaşık ve değişken bir nitelik taşır. Yaşandığı bölgeye ve zamana göre farklı özellikler gösterir. Nedenleri ve kapsamı konusunda görüş birliği yoktur. Bu alandaki çeşitli yaklaşımlar ideoloji ve bakış açılarındaki farklılıklar kadar felsefi temelleri açısından da ayrılırlar.

Dünyada büyük ekonomik krizlerin yaşandığı dönemler, dünyada iz bırakacak büyük savaşların kuluçka dönemleri olmuştur. 2012′ye girdiğimiz şu günlerde dünya yine büyük bir ekonomik krizin kıskacında bunalmakta. Savaşın gerçeğine uzaktan bakan çıkar grupları, ekonomik krizden çıkmanın yolunun silah endüstrisini geliştirmekten geçtiğini düşünerek, yeni savaşların tohumlarını atmaya başladılar bile.

Uygarlıkların gelişmesiyle birlikte bu olgu karmaşık bir nitelik kazandı. Yönetenlerin savaş durumunu ortaya koymamaları diğer bir anlamda savaş ilan etmemeleri savaş gerçeğini örtmüyor. Sadece iki ordunun karşılıklı savaştığı dönemler geride kaldı.Bugün dünya konjonktüründe devletler, “terör vebası”  denilen çağın en büyük sorunu ile savaşmak durumundadırlar. Bu tip savaşın yapısı gereği  devletin tüm görevlileri hedef halindedir. Çünkü terör zaman, mekan tanımadan devletin her kesimine saldırmaktadır.

Siyasal eğilimlerin silahlı çatışmalara dönüştüğü bir dünyada yaşıyoruz. Ülkemiz yıllardır terör nedeniyle kanlı bir şiddet zemininde yer almaktadır.Terör, devlet görevlilerini fark gözetmeksizin katlediyor.Silahlı ya da silahsız olması fark etmiyor. Siyasal bir hedefe ulaşmak amacı ile devlet görevlilerine ya da bireylere karşı sistemli, şiddetli eylemlere başvuruyor. 20. yy’da terör büyük değişiklikler geçirdi. Aşırı sağdan aşırı sola uzanan politik yelpazede çok sayıda harekete damgasını vurdu. Elektrikle patlatılan kompakt patlayıcıların, otomatik silahların geliştirilmesi teröristlere büyük bir hareketlilik ve vurucu güç kazandırdı. Modern iletişim araçlarının devreye girmesiyle terörizmin halk üzerinde ürkütücü etkisi daha da arttı. Televizyonda gösterilen şiddet eylemlerinin haber konusu olması ise deyim yerindeyse terörizmin ekmeğine yağ sürdü.

Terör eylemleri neticesi mağdur olan yüzlerce devlet görevlisi yıllardır meclisin sergilediği vurdumduymazlığın ve hamasetin etkisiyle kaderlerine terk edildiler. Kaybedilen devlet görevlilerine şehit törenleri düzenleyenler, yaralananların gazi olduklarını unuttular. Ne yazık ki onları kaderleri ile baş başa bıraktık. Şehit diplomat, polis ve öğretmeni anarken, terörle mücadelede yaralanan ya da sakat kalan diplomata, polise, öğretmene, hakim ve savcıya gazi sanını çok görmemizin yanı sıra tazminat da ödemeye gerek duymadık. Dolayısıyla şehitlik olgusu ön plana çıkarılırken, gazilik kavramı üzerinde gereken hassasiyeti sergilemekten uzak kaldık. Dernek ve vakıf yapılanmaları ile radikal çözüm bekleyen sorunlar ne yazık ki yıllardır ötelendi.

Ülkemizde çeşitli konularda bakanlıklar oluşturulmuşken, hatta geçmişte bakanlık enflasyonu yaşarken bile, gazi bakanlığı veya müsteşarlığını hala yapılandıramadık.

Gazilik sanını,tanımını yeniden değerlendirmenin günü geldi ve geçiyor. Klasik gazi kavramı bugün pek çok soruya yanıt veremez hale gelmiştir. Meclisin savaş kararı alıp almaması Güneydoğu’da yaşanılan savaşın gerçeğini silemez. Orada bir çatışma vardır, bu çatışmanın bir tarafı salt asker değildir. Polis, öğretmen, hakim, savcı ve diğer kamu görevlileri bir taraftır. Geçmişte ASALA terörünün hedefi olan diplomatlarımız da devleti temsil ettiklerinden dolayı taraftılar. Onlar  devletin bekası, ülkenin bölünmez bütünlüğü için canlarını ortaya koyup, savaş tarlalarında saflarda yerini tutan tüm kamu personeli aslında birer neferdirler.

Yıllardır Gaziler Dergisi’nde bu isimsiz kahramanların, haklarının çiğnendiğini sürekli dile getirdik. Ve bu konunun şehit yakınları ve gaziler arasında tartıştırılmasına vesile olduk. Ve nihayet bu güzide insanların sorunlarının çözümü için radikal bir adım atıldı. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın “Şehit Yakınları ve Gaziler Kanunu” adı altında hazırladığı taslak, kamu görevlilerinin gazi ünvanı almasının yolunu açıyor. Gaziler dergisi olarak bu yasa taslağının takipçisi olacağız. Zaman zaman sizlere bu konuyla ilgili bilgi vermeye devam edeceğiz.

Yoruma kapalı.

Scroll To Top